Kar Ne Zaman Yağar, Ne Zaman Tutar? Belirleyen 4 Şey
Hava sıfırın altında ama gökyüzü açık, kar yok. Ertesi gün sıcaklık 3 derece, lapa lapa kar yağıyor.
Ya da tam tersi: kar yağıyor, insanlar sevinçle dışarı çıkıyor, ama yere değen her tane anında eriyip gidiyor. Yerde hiçbir şey birikmiyor.
Kar, "hava soğuksa yağar" kadar basit değil. Dört ayrı şeyin aynı anda tutması gerekiyor.
Kar için nem, yükseklerde soğuk hava, yere kadar soğukluğun sürmesi ve biriksin isteniyorsa soğuk zemin gerekiyor. Dördünden biri eksikse ya kar yağmıyor ya da yağıp eriyor. Sıfır derece tek başına yeterli değil.
1. Nem: Kuru Havada Kar Yağmaz
En çok şaşırtan madde bu. Sıcaklık -15 derece olabilir ama hava kuruysa kar yağmaz.
Kar, atmosferdeki su buharının donarak kristalleşmesiyle oluşuyor. Su buharı yoksa kristal de yok.
Bu yüzden Erzurum ve Kars gibi şehirlerde dondurucu soğuk günler çoğu zaman açık ve karsız geçiyor. Sibirya kaynaklı soğuk hava kütlesi kuru geliyor; sıcaklığı düşürüyor ama yağış getirmiyor.
Kar yağışı için nemin bir yerden gelmesi gerekiyor. Türkiye'de üç ana kaynak var:
Karadeniz. Kuzeyden gelen soğuk hava deniz üzerinden geçerken nem yükleniyor. Kıyıya vurduğunda ve dağlara tırmandığında yoğun kar bırakıyor. Karadeniz kıyı şeridinin kar rekorları bu mekanizmayla oluşuyor.
Balkanlar üzerinden gelen sistemler. Kuzeybatıdan gelen alçak basınç merkezleri Trakya ve Marmara'ya kar getiriyor. İstanbul'un kar yağışlarının çoğu bu kaynaklı.
Akdeniz alçak basıncı. Güneyden gelen nemli hava, İç Anadolu'daki soğuk hava kütlesiyle karşılaşınca kar üretiyor. Bu tip olaylarda kar genellikle daha ıslak ve ağır oluyor.
2. Yükseklerde Soğuk: 850 hPa Seviyesi
Meteorologlar kar tahmini yaparken yer sıcaklığına değil, yaklaşık 1.500 metre yükseklikteki sıcaklığa bakıyor. Teknik adı 850 hPa basınç seviyesi.
Sebebi şu: kar orada oluşuyor. Bulutun içinde kristalleşme olması için o seviyenin yeterince soğuk olması gerekiyor.
Pratik eşik: 850 hPa seviyesinde sıcaklık -5 °C'nin altındaysa kar ihtimali yüksek. -2 ile -5 arasında karla karışık yağmur, -2'nin üstünde yağmur bekleniyor.
Bu yüzden bazen yerde 5 derece olmasına rağmen kar yağabiliyor: yukarısı yeterince soğuksa kristal oluşuyor ve düşerken tam erimeye vakit bulamıyor.
3. Yere Kadar Soğukluğun Sürmesi
Kristal oluştu, düşmeye başladı. Şimdi 1.500 metreden yere kadar olan yolculuğu var.
Bu yolda hava katmanlarından birinde sıcaklık sıfırın belirgin üzerindeyse kristal eriyor ve yere yağmur olarak düşüyor. Kısmen eridiyse karla karışık yağmur oluyor.
Rakım farkı. İstanbul'da Sarıyer'in yüksek kesimleri 200 metre civarında, Kadıköy sahili neredeyse deniz seviyesinde. Her 100 metre yükseklikte sıcaklık ortalama 0,65 derece düşüyor. Bu küçük fark, kristalin erimesiyle erimemesi arasındaki sınırı belirleyebiliyor. Aynı şey Ankara'da Çankaya ile Polatlı arasında da geçerli.
Bir de ters durum var: sıcaklık terselmesi. Normalde yükseldikçe hava soğur, ama bazen kış gecelerinde vadi tabanında soğuk hava göllenir ve yukarısı daha ılık olur. Bu durumda yüksek kesimlerde yağmur, aşağıda kar görülebiliyor.
4. Zemin Sıcaklığı: Kar Tutar mı?
Kar yağdı — ama yerde kalacak mı?
Burada belirleyen hava değil, toprağın ve asfaltın sıcaklığı. Zemin sıfırın üzerindeyse değen her tane eriyor.
Sonbaharda ve kış başında bu çok sık yaşanıyor. Toprak yaz boyunca ısınmış, soğuması haftalar alıyor. Hava hızla soğuyor ama zemin gecikmeli takip ediyor.
Kar tutması için genelde şu koşullardan biri gerekiyor:
- Yağıştan önceki günlerde sıcaklığın birkaç gün sıfıra yakın seyretmesi
- Kar yağışının yoğun ve sürekli olması — ilk gelen taneler eriyerek zemini soğutuyor, sonrakiler tutunmaya başlıyor
- Gece yağması — güneş ışığı zemini ısıtmıyor
Bu yüzden aynı miktarda kar, kasımda yağarsa erirken ocakta yağarsa tutuyor.
Asfalt gündüz güneşi emdiği için topraktan daha uzun süre sıcak kalıyor. Kar yağışının başında yol açık kalırken çimen ve çatılar beyazlanıyor. Bu, karın "tutmadığı" anlamına gelmiyor — yağış sürerse yol da beyazlanıyor. Trafikte asıl tehlike bu geçiş anı: yol ıslak, altı donmaya başlamış. Kış lastiği yazımızda bu durumu ayrıntılı anlatmıştık.
Hangi Şehirde Kar Daha Olası?
Üç etken şehirler arası farkı belirliyor:
Rakım. En güçlü etken. Erzurum 1.900 metrede, Kars 1.750 metrede. Bu yükseklikte kış boyunca sıcaklık zaten kar sınırının altında. İzmir ise deniz seviyesinde — kar için çok özel koşullar gerekiyor.
Denize uzaklık. Deniz, kışın karayı ısıtan bir termostat gibi çalışıyor. Kıyı şehirlerinde sıcaklık nadiren uzun süre sıfırın altına iniyor. İç kesimlerde bu fren yok.
Enlem. Kuzeye gidildikçe güneş açısı azalıyor, gün kısalıyor. Ama Türkiye'de enlem farkı rakım farkı kadar belirleyici değil — Van, İstanbul'dan güneyde ama kat kat daha fazla kar alıyor, çünkü 1.700 metrede.
Şehir karşılaştırma sayfamızda iki şehrin sıcaklık ve yağış tahminlerini yan yana koyarak bu farkı doğrudan görebilirsiniz.
Kar Tahmini Neden Zor?
Yağmur tahmini ile kar tahmini arasında ciddi fark var. Yağmurda "yağacak mı, ne kadar" sorusu yetiyor. Karda bir de "hangi sıcaklık katmanından geçecek, zemin ne durumda, ne kadar tutacak" soruları ekleniyor.
Bir derecelik hata, kar tahminini tamamen ters çeviriyor. Bu yüzden kar tahminleri son ana kadar değişebiliyor ve meteorolojide en zorlu tahmin türlerinden biri sayılıyor.
Pratik tavsiye: kar beklenen günlerde tahmini gün içinde birkaç kez kontrol edin. Üç gün önceden yapılan kar tahmini, aynı yağışın bir gün önceki tahmininden çok daha belirsiz.
Radar haritası bu noktada işe yarıyor — yağışın gerçekte nerede olduğunu ve hangi yöne gittiğini canlı gösteriyor.
Özet
- Kar için dört şey gerekiyor: nem, yükseklerde soğuk, yere kadar soğukluğun sürmesi, biriksin isteniyorsa soğuk zemin
- Kuru havada kar yağmaz — Erzurum'un dondurucu açık günleri bu yüzden
- Meteorologlar yer sıcaklığına değil 1.500 metredeki sıcaklığa bakıyor
- Her 100 metre rakımda sıcaklık 0,65 derece düşüyor; aynı şehirde mahalleler arası fark bundan
- Kar tutması için zeminin soğuması gerekiyor; kasım karı erir, ocak karı tutar
- Rakım, denize uzaklıktan ve enlemden daha belirleyici